Son Dakika
22 Temmuz 2017 Cumartesi

Yetmez Ama Hayır!

16.04.2017 tarihinde gerçekleşecek olan referandum, birçok bakımdan

34 total views, no views today

22 Mart 2017 Çarşamba, 10:15

YETMEZ AMA HAYIR!

16.04.2017 tarihinde gerçekleşecek olan referandum, birçok bakımdan dönüm noktasıdır ülkemiz açısından. Hayır’ın çıkması son derece önemlidir; ülkemizdeki laiklik düşmanı ve hukuksuz gidişi engelleme noktasında büyük bir adım olacaktır bu. Kuşkusuz, hayır; ülkedeki eşitsiz, karanlık ve hukuk dışı düzenle hesaplaşmak için yeterli değildir. Bu nedenle, yetmez ama hayır isabetli bir yaklaşımdır.

Kısa bir tarihsel yolculuğa çıkalım şimdi… 2002 de iktidara gelen AKP bir Amerikan projesiydi açık ki. Ortadoğu’nun emperyalist planlar doğrultusunda şekillendirilmesinde eş başkanlık görevi verilmişti AKP’ye. Bu çerçevede, 1923 Cumhuriyeti’nin tasfiyesi de bu planın gereğiydi. Laikliğin tasfiye edildiği, kamu kaynaklarının özelleştirilip her şeyin ticarileştirildiği ve emperyalizme daha sıkı hizmet eden bir ülke yaratmak istiyorlardı.

Ergenekon, ODA TV gibi davalar bu amaçla kurgulandı. Peki kimdi bu davaları kurgulayan ve bu davalarla muhaliflerini etkisiz hale getiren? AKP ile Fettullah Gülen Cemaati koalisyonu.

Bu gerici ve laiklik düşmanı koalisyon, 1923 Cumhuriyeti’ni tasfiye etti esasen. Yerine gerici ve faşist bir rejim yerleştirmek istiyorlardı. Bunu başarabildiler mi? Hayır! 2013 haziranında yaşanan Gezi ayaklanması, AKP’nin bu ülkeye giydirmek istediği elbiseyi, bu ülke halkının giymeyeceğinin ilanıydı. Başka deyişle AKP’nin, istediği rejimi bu ülkede yerleştirip olağanlaştıramayacağının kanıtıydı Gezi.

Ne oldu sonrasında?

Gülen Cemaati ile AKP’nin koalisyonu çatırdadı ve dağılmaya başladı. Öte yandan, Esad iktidarını yıkmak için, birçok gerici çeteyi destekleyen AKP iktidarı duvara tosladı Suriye’de. Bu noktadan sonra meşruiyeti hem içeride hem dışarıda fena halde zedelendi Erdoğan’ın. Açıktır ki,  Anayasa değişikliğiyle de iktidarını korumak ve sağlama alma peşindedir şimdi. Başka bir deyişle,  denetimsiz bir şekilde yönetmek istemektedir ülkeyi. Bunun önlenmesi gereklidir elbette. Peki buna izin verilmemesi yeterli midir? Başka deyişle hayır çıkması, sevgili ülkemizin aydınlığa kavuşması anlamına mı gelecektir?

Ülkemiz bir yol kavşağındadır!

Gelinen noktada bir şeylerin kökten değişmesi gerektiği açıktır. Önemli olan laikliğin tekrar inşa edilmesidir. Cemaatlerin olmadığı bir ülkenin yaratılmasıdır. Ülkemizin tekrar egemen ve bağımsız hale gelmesidir. Sömürünün ve eşitsizliklerin olmadığı bir toplumun kurulmasıdır. Parlamenter sistem içinde kalınarak bunlar olmayacaksa ne fark edecektir?  Erdoğan’ın başkan olmadığı; ancak cemaatlerin cirit attığı, laikliğin kağıt üstünde olduğu bir ülke ne derece kabul edilebilir?

Hayır’ın; emperyalizme karşı bağımsızlık, gericiliğe karşı laiklik, piyasacılığa karşı kamuculuk mücadelesiyle bütünleşmesi zorunludur.

Sonuç olarak; Hayır’ın çıkması son derece önemlidir kuşkusuz. Buna karşılık, hayır’la yetinmememiz de önemlidir. Ülkemizde emperyalizme bağımlılığa, cemaatlerin at koşturmasına, yaratılan korkunç eşitsizliklere evet denmesi hayır’ın içini boşaltacaktır.

Bu nedenle, sloganımız “yetmez ama hayır” olmalıdır.

35 total views, 1 views today

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Teması Tasarım ve Programlama: Ufuk Sarı