Son Dakika
28 Haziran 2017 Çarşamba

Değişim İçin “Gelecek Günler!”

Günümüz Fransız sinemasının önemli isimlerinden biri Mia Hansen-Løve

53 total views, no views today

03 Mayıs 2017 Çarşamba, 14:04
Günümüz Fransız sinemasının önemli isimlerinden biri Mia Hansen-Løve, yazıp yönettiği beşinci filmi “Lü’Avenir-Gelecek Günler” vizyona girdi.

Artık herkesin kendi yoluna gittiği ve uykucu Pandora’nın da kırsal kesimdeki evinde komün yaşamını yeğleyen Fabien’in yanında kaldığı bir finale çıkan “Gelecek Günler”, akıcı anlatımı ve incelikli mizansenleriyle Mia HansenLøve’a son Berlin festivalinde en iyi yönetmen Gümüş Ayı ödülünü kazandıran, gerçeklik duygusunu yitirmeden gündelik yaşam ayrıntılarıyla yazılmış senaryosu, kameraman Denis Lenoir’ın renkli görüntüleri ve baş roldeki Isabelle Huppert’in başarılı oyunuyla iz bırakan, sinemaseverlere salık verilecek cinsten, görülesi bir Fransız yapımı sonuçta.

Siz daha Berlin’in Altın Ayı Ödüllü ‘Beden ve Ruh’ filmini görmediniz mi?

 

Geçen hafta gösterime giren, yine son Berlinale’den Altın Ayı, FIBRESCI ve Ekümenik Jüri ödüllerini alarak dönmüş, şairane Macar yapımından söz etmemek olmaz diyerek gidip seyrettiğim “A Teströl es LelekrölBeden ve Ruh”, doğrusu meraklısına ilaç gibi gelen, özgün ve usta işi bir iyi film çıktı. Kameraman Mate Herbai’nin film boyunca leit motif gibi kullanılmış, karlı kayın ormanındaki bir çift geyik görüntüleriyle açılan, Adam Balazs’ın hoş müzikleriyle süren “Beden ve Ruh” kesilmeyi bekleyen ineklerle dolu, kanlı bir mezbahanın, yaşını başını almış dolayısıyla karşı cinsle ilişkilerini de kesmiş finans sorumlusu, çolak ve içine kapanık Endre’yle (Geza Morcsanyi) kalite kontrol sorumlusu olarak işe yeni başlamış, aşktan- sevişmeden bihaber ama belleği çok iyi, cep telefonsuz, takıntılı, soğuk, asosyal sarışın Maria’nın (Alexandra Borbely) sıradışı, masalsı beraberliklerini sevecen tonlarda perdeye taşıyan, şairane bir yaratıcı yönetmen filmi. Çeyrek yüzyıl kadar önce izlediğim Berlin festivalinde, 1989 Cannes’ında Altın Kamera’yı almış ikinci filmi “Benim 20. Yüzyılım”ıyla tanıdığım, 1955 doğumlu Macar kadın yönetmen-senaristi Ildiko Enyedi’nin uzunca bir aradan sonra yeniden kamera başı yaptığı 9. filmi “Beden ve Ruh”, geyik metaforuyla aktarılan ve aynı rüyayı gördüklerini rüya analizi yapan seksi psikoloğa anlatan, Endre-Maria çiftinin giderek birbirlerine tutulmalarını hikâye ediyor 115 dakika süresince. Mizahi dokunuşlarla 2 tarafa da cinsiyetçilik eleştirisi getiren Enyedi, zengin bir görselliğe, psikolojik derinliğe sahip ve büyüleyici gerçekçilikten fantastiğe dek uzanan, keyifle seyredilen, kesinlikle kaçırılmaz bir aşk hikâyesi filmi çekmiş. Aşkın nasıl yaşanacağını, tensel hazlara nasıl erişeceğini zamanla öğrenen, kafadan sakat Maria rolündeki Alexandra Borbely ile fiziksel engelli finans sorumlusu Endre’yi canlandıran Geza Morcsanyi’nin uyumlu beraberliğine de dikkat.

54 total views, 1 views today

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Teması Tasarım ve Programlama: Ufuk Sarı