Son Dakika
22 Temmuz 2017 Cumartesi

Koçak Çayı Vadisi!

Koçak Çayı ve vadisi çoğumuzun bildiği, gezdiği, gördüğü, oksijeni

905 total views, 4 views today

20 Haziran 2017 Salı, 00:40

KOÇAK ÇAYI VADİSİ!

Koçak Çayı ve vadisi çoğumuzun bildiği, gezdiği, gördüğü, oksijeni bol havasını soluduğu, eşsiz doğa harikasıdır. İlimizde kirlenmeyen, kirletilemeyen ender çaylardan biridir. Vadi çok eski çağlardan bu yana, bilinen tarih içinde Hititlerden, günümüze yerleşime açıktır. Binlerce yıldır insanlarını toprağında yetiştirdiği ürünlerle beslemiş, temiz suyu ve havasıyla sağlıklı olmalarını sağlamıştır. Vadide günümüzde onlarca köy bulunur. Köy halkının geçim kaynağı tarımdır, özellikle de ceviz, kestane, incir ve üzüm yetiştiriciliğidir. Hayvancılık ve arıcılık da yapılır. Koçak Çayı Vadisi, Ülkemizdeki kestane üretiminin %37 sini karşılar ve ilk sırada yer alır. Çayın suları o kadar temizdir ki, sularında “Alabalık” dahi üretilir. Halen sularında doğal balıklar barınır, yöre gençleri için balık avcılığı bir hobidir. Çay üzerinde eskiden su değirmenleri vardı, tahıl bu değirmelerde una dönüştürülürdü.  Vadiye girdiğinizde, kendinizi bambaşka bir dünyaya gelmiş gibi hissedersiniz. Yeşilin her tonunu, Anadolu coğrafyasında yetişen her tür bitkiyi, çamından kestanesine, cevizinden incirine, ıhlamurundan armuduna aklınıza gelen hemen her meyve ağacını bir arada, yan yana birlikte görürsünüz. İnsanları çalışkandır, vatanseverdir. Tanrı’nın kendilerine bahşettiği verimli toprakları ekip biçerler, geçim kaynakları tarımdır. Başka gelir kaynakları yoktur. Vadiyi, vadideki güzellikleri anlatmakta kelimeler öyle yetersiz kalıyor ki, vadinin eşsiz güzelliklerini anlatamamanın sıkıntısını yaşıyorum.

Bu eşsiz güzellikleri henüz görmeyeniniz varsa? Güzellikler yok olmadan hemen gezip görmenizi öneriyorum. Bir gününüzü eşsiz güzellikleri görmeye, Koçak Çayı üzerinde çay içmeye ayırın, pişman olmazsınız. Ziyaretiniz, vadi halkının doğalarını koruma mücadelesine manevi destek olacaktır. Zira vadi; yakında jeotermal akışkanla, akışkanın içinde erimiş halde bulunan ağır metallerle, akışkandan yeryüzünde ayrışan Karbondioksit ve Hidrojen sülfür gazı ile kirletilecek. Jeotermalden elektrik üreten santral sahaları için yok edilecek. Ülkemizin ve Dünyanın ender doğa harikalarından biri daha ne yazık ki katledilecek, yok edilecek. Kılıf olarak da Ülkemizin yerli ve yenilenebilir enerjiye olan ihtiyacı gösterilecek…  Santral yetkilileri, insanları toplayıp jeotermal enerjinin temiz ve yenilenebilir bir enerji olduğunu, santralda köylü gençlere istihdam sağlanacağını, seracılık yapılacağı masalını anlatıp, halkı uyutacaklar… Aydın halkı ve çevreciler, doğamızın temiz kalmasını isteyenler bir araya gelip derdimizi anlatamadığımız, sesimizi ülkemiz halkına ve yetkililere duyuramadığımız için gerçekler anlaşılamayacak… Santral sahiplerinin Jeotermalin çok temiz enerji olduğuna dair masalları, bizleri ve ülkeyi uyutmaya devam edecek… (Dünya standartları uygulanırsa temiz enerji.) Ülkemizi idare edenler, elektrik üretimi içindeki payı %1,5 geçemeyecek, jeotermal elektrik santrallarının kurulması için; doğanın yok olmasına, yörede yaşayan kuşların, yaban hayvanlarının ölmesine, ağaçların kesilmesine, atmosferin ve suların kirletilmesine seyirci kalacaklar, halkın sağlığını da gözardı edeceklerdir.

Biz halk olarak; temiz, doğayı kirletmeyen enerjilerin elde edilmesini candan istiyoruz. Ülke kaynaklarının ve değerlerinin yağmalanmasını, yurt dışına çıkarılmasını, doğamızın tahrip edilmesini istemiyoruz… Doğanın hoyratça tahrip edilmesinin, emperyalizmin ülkemiz üzerinde oynadığı oyun olduğunu görüyor ve karşı duruyoruz, durmaya da devam edeceğiz. Bizler, insanlığın elektrik enerjisine olan bağımlılığını,  elektrik enerjisi olmadığı takdirde yaşanacak kaosun farkındayız. Elektrik enerjisi elde edilirken, doğanın kirletilmesine, katledilmesine, canlıların yaşam alanlarının yok edilmesine, insanların sağlığı ile oynanmasına, doğal kaynakların birilerine peşkeş çekilmesine karşıyız. İnsanımızın, doğru olmayan söylemler ile kandırılmasına ve sömürü aracı haline getirilmesine karşıyız.

Koçak Çayı Vadisinde sondaj çalışmaları ve jeotermal elektrik santralları kurulup işletilmeye başladığında, vadi özelliğini kaybedecek, tarımdan geçimlerini sürdüren halk kentlere göç etmek zorunda kalacak ya da elinden alınan kendi arazisinde ırgat olarak çalışmak zorunda bırakılacaktır. Ülkemizin, makinalı tarıma geçiş sürecinde aynı sorunlar yaşanmış, aynı oyunlar oynanmıştı… (1) Geçmişten hiç ders almadığımız gibi aynı hataları tekrarlamakta ısrar ediyoruz.

Yetkililer, doğayı, ülkemizin kaybedeceği değerleri yerinde görmeden, olayları başkentten değerlendirip, Dünya standartlarını görmezden gelip sondaj yapılmasına ve elektrik santralı kurulmasına, izin veriyorlar. Oysa Anayasamız, Çevre yasamız, Zeytincilik yasamız, Toprak Koruma Yasamız ve birçok yasamız, çevrenin ve insan sağlığının korunmasına dair hükümler koymuştur, hükümleri uygulamak, doğayı ve insan sağlığını korumak yetkililerin temel görevleri arasındadır.

İsmail Türkbay

KAYNAKÇA:

1-İsmail Türkbay, Marsyas’ın Dilinden Meandros ve Havzası. S.75

906 total views, 5 views today

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Teması Tasarım ve Programlama: Ufuk Sarı